| ÜLKELERDEN İLGİNÇ BİLGİLER |
|
|
| Yazar Selçuk TOPAL |
| Salı, 20 Temmuz 2010 14:55 |
Burada olmanın belki de en güzel yanı birçok ülkeden insanla tanışma fırsatı bulmuş olmak. Onlar hakkında bir şeyler öğrenme fırsatı bulmak harika. Bu sayede birçok yönden kendi ülkenizle kıyaslama yapma fırsatı da buluyorsunuz. Bazen “iyi ki bizde böyle bir şey yok” derken bazen de “keşke bizde de olsa” diyorsunuz. Bu yazımda öğrendiğim bazı ilginç ayrıntıları sizlerle paylaşacağım. Bazılarını ilginç bulacağınıza eminim.
İsterseniz Güney Kore ile başlayalım. Bildiğiniz gibi ne yazık ki Güney Kore ile Kuzey Kore birbirine düşman, hatta bugünlerde oralarda atmosfer gerçekten sıcak. Geçen yüzyılın ortalarında Kuzey ile Güney arasındaki savaşa bizde yaklaşık 1000 asker göndermiş ve Güney Kore’nin yanında savaşmıştık. Birçok askerimiz bu savaşta şehit oldu ve berber savaştığımız için Güney Koreliler bizi ‘Kardeş Ülke’ olarak tanırlar. Asker gönderilmesinin nedenini bazıları Adnan Menderes döneminde Amerika’ya şirin görünme (çünkü Amerika’da Güney Kore’nin yanında yer almıştı) çabaları olarak yorumlasa da ben Güney Kore ile güzel bir dostluğun başlangıcı olması açısından bu olayın değerli, diğer taraftan siyasi amaçlı asker gönderildiği için ise sadece bir “kalpsizlik” olduğunu düşünüyorum. Kısa Güney Kore tarihinden sonra asıl çok farklı olan konular ne onlara bakalım. Örneğin, Güney Kore’de doğumdan önce çocuğunuzun cinsiyetini öğrenmenizin yasaklandığını, bunun yasadışı olduğunu biliyor muydunuz? Nedenine gelince; Koreliler genelde erkek çocuk meraklısıymış ve erkek değil de kız olduğunu öğrendiklerinde bebekleri düşürme yoluna gidiyorlarmış. Böyle olaylar yaşanmaya başladıktan sonra böyle bir kanun çıkmış. İnanması güç olsa da, bu bir gerçek. Feminist arkadaşlardan da Güney Koreliler adına özür diliyorum ne de olsa orada erkekler moda! Onlar hakkında diğer ilginç şey ise yemek alışkanlıkları ile ilgili. Köpek yiyorlar. Hatta Koreli arkadaşlarımdan biri şiddetle önerdi. Tam o sırada gözümün önüne çocukken sahibi olduğum köpeğim Oscar ve onun masum bakışları geldi. Babamın “sana koyun aldım” diyerek beni kandırıp kurbanda kestiği koyunum Nazlı’dan sonra 2. evcil hayvanımdı. En son gördüğümde derisi yüzülüyordu. Koyun en azından yenilebilecek bir hayvan (fanatik vejetaryenler bana kızacak ama!) fakat insan köpeği nasıl yer? Düşünmek bile korkunç. Her Korelinin köpek yemediğini ve yenilen köpeklerin de ayrı bir cins olduğunu ekleyerek Kore faslını kapatalım.
Gelelim Avusturya’ya. Avusturya’da kadınları sevindirecek harika bir uygulama var. Hatta “önce kariyer sonra çocuk” diye tutturan günümüz kadınına bile fikir değiştirtecek bir uygulama. Çalışan kadınlar hamile kaldıkları zaman 3 ay ya da 5 ay değil 3 yıl izin alabiliyorlar ve maaşları da bu süre boyunca yatıyor. 3 yıldan sonra işinize dönmek biraz zor oluyor çünkü deneyiminizi kaybediyorsunuz. O nedenle Avusturyalı arkadaşa tavsiyem 3 yıl sonra gene doğurması olmuştu. Böylece “hamilelikten-emekliliğe” kadar durumu götürebilirsiniz. Emeklilik gününüz gelip çattığında emekli maaşı kuyruğunda “ne iş yapardınız?” diye sorulduğunda “bir kamu kuruluşunda hamileydim” demek herhalde hoş olurdu. Tabii 20 yılda yaptığınız ortalama 6-7 çocukla sonra nasıl baş edersiniz orası muamma.
Son olarak Arap ülkelerinden birini ziyaret edelim. Yemen, Arabistan yarımadasının en güneyinde bulunan küçük bir Arap ülkesidir. Önceden Suudi Arabistan ile arası pekiyi değil. Geçmişte aralarında birçok savaş olmuş. Bu iki ülkenin kültürleri neredeyse aynı olsa da Yemenlilerin ilginç bir geleneği var ve hala da sürdürüyorlarmış. Her erkeğin belinde 30 santimetrelik hançer var. Yani biz sokağa çıkarken nasıl cüzdanımızı yanımıza alıyorsak bunlar da hançerlerini yanlarından ayırmıyorlar. Herkesin belinde kocaman hançer olduğu bir sokak canlandırın zihninizde. Herhalde biz de böyle bir gelenek olsaydı her Fenerbahçe-Galatasaray maçından sonra hançerler havada uçuşurdu. Şükürler olsun öyle adetlerimiz yok. Gerçi fanatikler hançerden 5 kat daha büyük döner bıçaklarıyla maça geliyorlar ya neyse. Ek bilgi olarak, kahveyi ilk defa işleyip içmeye başlayan ülke de Yemen’dir. O tarihlerde keyif veren içki, şarap anlamına gelen bu içecek Kahve adını henüz almamıştı. Türkçede “Kahve” adını aldıktan sonra Avrupa’ya hepinizin aşina olduğu isimlerle yayılmıştır. Kahveyi ilk içmeye başlayanlar Yemenliler olsa da kahve üretiminde dünyadaki ilk 10 ülkeden biri değildir (birinci tahmin edeceğiniz gibi Brezilya). Ancak en iyi kahvenin yine bu bölgede üretildiği söylenir. Bu arada içilen bu kahvenin yapılış ve servis olarak Türk kahvesiyle bir benzerliği yoktur. Türk Kahvesi kahveler içinde belki de Dünya’da en meşhur olanıdır.
Elbette birçok ülke ve onlarla ilgili ilginç bilgiler var, ancak ben şimdilik bu 3 ülke hakkında ilginç bulduğum bilgileri paylaşmakla yetindim. Bir sonraki yazım da görüşmek üzere…
Selçuk Topal
|
| Cumartesi, 24 Temmuz 2010 14:51 tarihinde güncellendi |
|
DEPREM BÖLGESİNDE ACILAR KULLANILARAK İSYAN PROVASIMI YAPILIYOR...AMAN DİKKAT.. |
| Mehmet Karamustafaoğlu | |
|
GİRESUN LİSESİ MEZUNLARI NORVEÇ TEYDİ |
| Nilgün BEŞİRLİ (HALİLBEYOĞLU) | |
|
Caner Tek’in, ikinci romanı “Gün Batımı Hazinesi |
| Peyami Tek | |
|
Referanduma giderken |
| Nükhet CAN KANTARCI | |
|
HİÇBİRŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL |
| İlknur HEMİŞ | |
|
GORBAN PROJESİ |
| Sinan GÜVENDİ | |
|
NEYİNİZE YETMEZ ! |
| Sedat Murat Bayrak | |
|
ENGELSİZLER GÜNÜ |
| Zeki ÇAKRAK | |
|
Japon İşi |
| Selçuk TOPAL | |
|
ÇOK ŞEYİMİZ |
| S.Fulya DOMAÇ | |
|
BEN LAZIM..,BANA NE LAZİSTANDA KURULSUN O ZAMAN..! |
| Ayla GÜREL | |
|
ANKARA DAN |
| Cemal Sinan ÖZDEMİR | |
|
CENNETİN KAPISI |
| Kadir TOZLU | |
|
DERNEĞİMİZ VE DİBLE GÜNÜMÜZ |
| Konuk Yazarlar | |